Meyvesepeti Geziyoor...

SAPANCA (23-05-2009)

Kategori: BATI KARADENİZ


Çalıştığımız Direktörlük ve bağlı olduğu başkanlık olarak bir seyahat planlanmış. Sapanca'da yeni bir otele bir gece konaklama 2 günlük bir seyahat varmış. Eşler katılmıyormuş. Çünkü motivasyon ve kaynaşma toplantısında eşlerle gelinirse herkes ailesi ile ilgilenmekten kaynaşamaz gibi bir yorum gelmiş. Erdal Bey ben gitmeyebilirim dedim. Yok sen git dedi... İyi o zaman... Sabah işyerinin arka kapısında toplanıyoruz.  Çok sıkılırsam kitabımı okurum diyerek şu sıralar elimde çok keyif alarak okuduğum AŞK adında Elif Şafak'ın kitabı var. Kitapdaki aşk Şems Tebriz'i ile Mevlana'nın aşkı. Dönemi öyle güzel anlatmışki. Kitabı yavaş yavaş hiç bitmesin diyerek okuyorum... Sabah 8 de hareket ediyoruz. Liste Ünal'ın elinde. Sayıyor bizi baştan sayıyor. Bir türlü eksik tayfayı kestiremiyor. Artık herkes kendi müdürlüğünü ve grup arkadaşını soruyor. Ve yola çıkıyoruz. Bir kaç kişiyi de yoldan alıyoruz.
Yolda kitabıma iyce dalıyorum ve birden yol sona eriyor... Otele giriyoruz. Aynı anda İstanbul grubuda geliyor. 60 kişi içeri girince Lobide biraz beklemek zorunda kalıyoruz. Kimliklerimiz toplanıyor. İmza ile kartlarımız veriliyor ve odalara çıkıyoruz...

Saat14:00 de toplantı var. Toplantıdan önce yemek için salona iniyoruz. Prizerf ve İhracatçılar Birliğinin toplantısı var. Bunun için salonda grupları ayırmışlar.  Yemeği yiyip tatlimizi aldiktan sonra salona geçiyoruz.


Toplantı odasının önünden Sapanca Gölü...

 Böyle masa etrafına sıralanıp Genel müdür yardımcımız ve direktörümüzün sloganlarını ver coşkusunu dinleyeceğiz diye beklerkeeeeeennnn...
Salona giriyoruz bomboş bir salon... Ortada bir ip. Mikrofon takmış bir bayan ve bir de yardımcısı. Güntulu ismindeki yaşamkoçumuz bizi yönlendiriyor. Ve tüm gün oyunlar oynayama başlıyoruz.
1. OYUN:
Halatın etrafına 60 kişi sıralanıp ipi tutuyoruz. Sonra yaşamkoçumuz bize elindeki kağıtlardan şekiller gösteriyor. İpi o şekle sokmaya çalışıyoruz.
Önce bir üçgen ardından bir eşkenar dörtgen ardından da yıldız. Yıldıza gelince şekil ve köşeler cozutuyor:)  Oyunun ikinci aşamasıne geçiyoruz. Bir lider seçiyoruz. Ve o bize yıldızı yaptırıyor. Liderimiz de Alper Bey (direktörümüz) oluyor. İpi herkese bıraktırıyor. Yerde ipe şekil veriyoruz. Ve sonra herkes şekli bozmadan ipi eline alıyor. Veee yıldızımızı oluşmuş oluyor....
Sonuç: Lidersiz sonuca ulaşmak zor her kafadan bir ses çıkıyor:)
2. OYUN:
Halka etrafında birden dörde kadar sayıyoruz. Tekrar baştan baştan sayıp 1ler 2ler 3ler ve 4ler olarak 4 gruba ayrılıyoruz. Fabrikanin 4 farklı standı oluyor. Bir malzeme müdür bir genel müdür seçmemiz gerekiyor. Oyun yarım saat. Önce bitiren grup kazanıyor. 7 top ver. 7 parça kağıt var. Bu kağıtları her bir topu sonuca ulaştırınca alıyorsunuz. Ve toplar hedefe ulaştıkça kağıtları karşıya götürüp puzzle ı yapmaya başlıyoruz. Bir grupdan toğu yerden yürütme fikri geliyor. tüm grupla o şekilde toğu yürütmeye başlıyor. Ancak süre başladı diyince malzeme müdürü vs organizasyon yapmadan direk işe dalıyoruz. Topları bitiriyoruz. Kareyi yapıyoruz ancak bir parça mümkün değil oturmuyor çünkü karışmış:) Malzeme müdürü parçalara sahip çıkmamış:)

3. OYUN:
Bir çöp poşeti ve bir pano. Adan Zye kadar Ğ,J hariç tüm harflerin karşılığı olarak adı o karakterle başlayan nesneleri poşete atıyoruz. Ve önce btiren grubun poşetindeki nesneler tek tek check ediliyor. Bir anda başlıyoruz. İnsanlar çantalarını cüzdanlarını boşaltıp farklı nesneler çıkarıyorlar. Hatta salondaki ampülü bile söken oldu. Yaşamkoçunun laptopunu getiren o harfinin karşılığı olsun die ahşap kalemi ikiye kırıp odun üretenler. Rimeli limel şeklinde yazan baylar... vs vs... Bizim grup birinci oluyor. Herkese özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediliyor...

4. OYUN:
Salonda herkes yerlere oturuyor ve bir tiyatro oynamaya başlıyoruz. Her grupdan 2-3 kişi bir tema üzerine oyun kurguluyor ve tıkanıldığı yerde aynı gruptan biri ortaya çıkıp oyunu açıyor...
İkinci aşamada ise yıl 2015 yılında kurumumuzun başardığı muhteşem bir proje ve olay var. Canlı yayında o konuşuluyor...

Toplantı bitince oteli keşfe koyuluyoruz. Önce etrafı gezip. Sonra da akşam yemeğine kadar olan süre içinde hamama iniyoruz. 2 bayan müdürümüz oda arkadşaım 4 kişi hamam sefası yapıyoruz. O kese olmadı hadi bunu bu olmadı hadi onu deneyelim derken sırtlarımız kıpkırmızı oluyor:)

Otelin bahçesi muhteşem güzel orman gibi... Arka kapıdan çıkarak kütahya porselenin satış mağzasına giriyoruz. Mağzanın önünde iki renk güller var. Onun da fotoğrafını ihmal etmiyorum.

Akşam yemeğinin ardindan bahçeye çıkıp oturuyoruz. Sonra göle doğru yürüyüş için birden grup toparlanıyor. Ve başlıyoruz göle doğru yürümeye... Gölü görüp yol üzeirnde minik bir dere kenarinda çay içerek otele dönüyoruz. Odamda kitabimi uyurken uyuya kalıyorum....

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

13:19 - 26/5/2009 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Gezelim Görelim :)
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Kategoriler
Son Yazılar
- Brüksel 1.gün- 2.gün (03/04-11-2009)
- Brüksel 3.gün (05-11-2009)
- Brüksel 4.gün-Amsterdam 1. gün (06-11-2009)
- Amsterdam 2.gun (07-11-2009)
- Amsterdam 3.gün (08-11-2009)
- PARIS 1.gün (29-06-2009)
- PARIS 2. gün (01-07-2009)
- PARIS 3. gün (02.07.2009)
- PARIS 4.gün (03.07.2009)
- PARIS 5.gün (04.07.2009)