Meyvesepeti Geziyoor...

PARIS 6.gün (05.07.2009) ve İzlenimlerim....

Kategori: FRANSA


Sabah erken kalkıp kahvaltımızı yapıyoruz.  Tüm gün yolda olacağımız için en rahat kıyafetlerimizi giyiyoruz. Geldiğimiz gibi trenle havaalanına gitmek istiyoruz. Uçak 14:00'de 11 gibi La Defense'den ayrılalım diyoruz. Kahvaltıdan sonra valizlerimizi toparlayıp bir önceki gün checkout yaptığımız için otelde oyalanmıyoruz. Ancak uçağın check inini yaptırtmak isityoruz. Lobide bir Hintli duruyor. Rica ediyorum. Heran bir gelen giden olabilir die bize laptopunu açmak istiyor. (Bu Hintlileri seviyorum ya gerçekten yardımcı olmak için çabalıyorlar) Biz ama bu yazıcıya bağlı değil die bir yüzsüzlük yapıyoruz. Tamam o zaman siz buradan işlemlerinizi yapın diyor. THY'nin sayfasından 2 uçuşumuz için de boarding kartlarımızı bastırıp teşekkür ederek ayrılıyoruz. Çek çek valizlerimizle Pazar sabahı LA Defense'i geziyoruz... Grand Arc'ın altında fotoğraf çektirip metro girişinden trene gidiyoruz...



Rüyalar hayaller romantizmin şehri Paris beni hayal kırıklığına uğratıyor. Beğenmiyorum...
Bunu o kadar çok anlattım ki ben bile sıkıldım kendimden ama olsun birde burada yazmak istiyorum çünkü kuzenimin yurdundaki kızlar benim sıkı takipçilerimmiş:) Onlara selam ederek yazıma onlar için devam ediyorum:)
Şehirde çok fazla turist olduğu için vıcık vıcık her yer insan. Ve atıkları toplanmıyor küçük meyve sineklerinden üremiş her tarafta kulağınıza (ben kapalıyım benimkine girmiyor ama eşim bu konuda çok muzdaripti:) ) burnunuza gözünüze giriyor. Şehirde bir koku var. Kutsal köpekleri öyle özgür ki her tarafa bolca çiş yapıyorlar. Büyük kakalarını ellerinde poşetle topluyorlar ama küçük idrarları yağmurda yağmadığı için anormal derecede kokuyor...
Trende metroda köpeklerini oturttukları yerlere siz oturmak zorunda kalıyorsunuz. Metrolarda klima havalandırma yok doğal sauna gibi tüm gün terlemeseniz bile metroya inince vıcık vıcık terliyorsunuz.  Zenciler ve kuzey Afrikalı insanlar Fransızların kurduğu bir düzeni sabote etmeye çalışıyorlar. Metroya bilet basmadan kapıların üzerinden atlayarak girip gece vakti ağaçların dibine yapıyorlar... Bir sınıf ayrımının bir statü farkının olmasını garipsemiyorum. Fransız kadınları pamuklu sadece kıyafetler giyerken zenciler anormal abartılı frafanlı ve sentetik kıyafetler giyiyorlar ve bunun için terleyerek çok kokuyorlar...
Zengin olanlar spor yapıp kendilerine dikkat etitkleri için ince ve bakımlı fakir grup ise daha kilolu. Çünkü sebze meyve hamburger ve biradan daha pahalı...
Fransız kadınları çok dik yürüyorlar anlatıldıkları kadar güzel değil ama özgüvenli ve bakımlılar. Çocuklar ise bir anormal tatlılar :) 
Benden bu kadar:) Bir sonraki seyahatte görüşmek üzere :)
Şimdi yemek bloguma geçiyorum.  Yayınlamam gereken diyetim ve en son yaptığım etli dolmam var...
Görüşmek üzere hoşca kalın :)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

10:38 - 9/7/2009 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Gezelim Görelim :)
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Kategoriler
Son Yazılar
- Brüksel 1.gün- 2.gün (03/04-11-2009)
- Brüksel 3.gün (05-11-2009)
- Brüksel 4.gün-Amsterdam 1. gün (06-11-2009)
- Amsterdam 2.gun (07-11-2009)
- Amsterdam 3.gün (08-11-2009)
- PARIS 1.gün (29-06-2009)
- PARIS 2. gün (01-07-2009)
- PARIS 3. gün (02.07.2009)
- PARIS 4.gün (03.07.2009)
- PARIS 5.gün (04.07.2009)