Meyvesepeti Geziyoor...

PARIS 1.gün (29-06-2009)

Kategori: FRANSA


Bu seferki seyahat yine son güne kadar belli değildi. Toplantı tarihi 01.07.2009 çarşamba günü. Salı günü yola çıkmak gerek. Ama pazartesiye kadar haberimiz olmadi. Haftasonu yine de gidecekmiş gibi çamaşırları yıkayıp ütümüzü yaptık. Ancak benim 2 adet spor ayakkabım var. İkiside gidecek durumda değil. Birinin tabanı çok kalın. Ağır ve ayağımı acıtıyor. Diğeride giye giye yıprattığım patik gibi bi ayakkabı. Oda eski:) Her seyahat öncesi gibi bir alışveriş daha yapmak gerek ayakkabı almalıyım :) Converselere benzeyen nike in bu yıl en çok satılan modelini ayakkabı dünyasında %50 indirimde yakalayıp hemen alıyorum. Salı günü çıkacağımız seyahatin otelini ve uçağını ptesi günü ayarlıyoruz. Pasaportların işlemlerini de eşim cuma günü her ihtimale karşı başlatıyor. Ptesi günü uçak biletini alıyoruz.
Salı (30.06.2009) gidiş 7:30 Ankaradan
Pazar (05.07.2009) dönüş 14:10 Paris'den
Eşimin uçak biletini kurum karşılıyor. Bende kendi biletimi 510 euroya alıyorum. İşyerinden arkadaşım Necati ise bana ctesi günü Louvre müzesinin kataloglarını, paris haritasini, metro ve tren haritalarını getiriyor. Sağolsun eşiyle birlikte kaldıkları oteli tavsiye ediyor. Google earthden bakıyorum. Tavsiye edilen otel toplantı otelinin tam karşısı. Süper bir tercih diyerek rezervasyon yaptırıyorum.  İlk üç gün 139 euro son iki gün 65 euro. Toplamda otel fiyati 547 euro tutuyor. Necatilerin kaldığı dönemde günlüğü 75 euro otelin fiyati  rezervasyon son güne kalınca böyle oluyor. Eşim booking.com dan başka bir otele daha rastlıyor.  Betül burası daha uygun diyince rezervasyonu iptal ederek La Regance Hoteli kahvaltı dahil ayarlıyoruz. (410 euro 5 gece) Bu arada eşimin işyerinden arkadaşlarıda aynı otelden rezervasyon yaptırıyor. Bir bayan (Güliz) 2 de bay (Ümit, Muhammet) Artık bir terslik olursa baylar bi odada bayanlar bir odada kalırız diyorlar :) Taksi ile (Aydınlıkevler-Esenboğa-45 tl) 7de varıyoruz. Elimizde minimum tutmaya çalıştığımız valizlerimizi bagaja vermiyoruz.  Check in yaptırttığımız ve uçuş kartlarını bastırdığımız için direk salona geçiyoruz. Gülizin aldığı kitapçıklardan (dost kitapevinde satılan her turistik şehre ait minik mavi kitapçıklardan) birini elimize alıp yol boyu okumaya başlıyoruz.

İstanbul'dan havalanırken de güneye marmaraya doğru uçarken dünyanın en güzel şehrini izliyoruz. O kadar şehir gezdik eşimizle ikimizin hem fikir olduğu şey İstanbul gibisi yok:)
Yeşilköyü çekerek yaklaşık 3 saatlik uçuşumuza başlıyoruz.
 

 
Charles de Gaulle (Parisin 25 km kuzeydoğusunda) havaalanına iniyoruz. Bu sefer grup halinde olmanın rahatlığını yaşayıp Ümit'in çalıştığı biçimde trene doğru yol alıyoruz. Shuttle adı verdikleri minik trenle havaalanının merkezine vararak RER adı verilen raylı sistemle (bildiğiniz kara tren:) ) merkeze geliyoruz. Chatelet de iniyoruz. Ve başka bir trene aktarıyoruz. (kişi başı 10 euro) La defense'de iniyoruz. Buradan sonrasını eşim çalışmış. O da bizi Hotele götürüyor.
 
Anormal yorgun olan biz fazla yürüyeceğimizi sanırken birden otele geliyoruz. Odalarımızı istiyoruz. Ancak bir problem oluyor. Ümit ve Muhammet twin bed istemedikleri için double bed vermişler :) Önce ona itiraz ediyoruz. Yatakları ayrı başka bir oda veriyorlar. Sonra Güliz'in odası bakıyoruz bahçe katında. Temiz kutu gibi herşeyi içinde olan bir oda.
(Bu sırada eşim keşfettiği manava meyve almaya gidiyor) biz Güliz'in odasına iniyoruz. Sen burada yanlız kalamazsın diyorum. Ve bizim odaya çıkıyoruz.  Birinci katta bir problem yok. Ancak biz beş gün kalacağız Güliz 3 gün. Odaları değiştirebiliriz ama varsa yukarıdan boş oda isteyelim diyoruz. Kadına birde Güliz'in odasını yukarıdaki bir oda ile değiştirmesini söylüyoruz. Arkasından Ümit'i arayan başka bir arkadaş daha oda istiyor.  Mehtap hanım için de bir oda sorunca kızın kafası karışyıor :) Ben size 3 oda verdim aranızda nasıl isterseniz öyle değiştirin diyor :) Bizde eşimle bahçe katına taşınıyoruz. Güliz'e odamızı veriyoruz. Bu arada şansımıza bahçe katındaki oda daha serin:) Mehtap Hanım'a da başka bi oda daha rezerve ediyoruz. O da gece İstanbul'dan gelecek. 4. odada okeylenince Odalara yerleşmeden önce bizim odada bir toparlanıyoruz. Eşimin marketten aldığı elma su ve kolayı içip dağılıyoruz. 19:30 da lobide toplanmak üzere plan yapıyoruz.
 
Veee akşamki planımız Eifel'e gitmek. Bunun için metroyu keşfetmemiz gerekiyor. Muhammet de işyemeğine katılmak istiyor. Hep birlikte metroya iniyoruz. Bir makinadan bozuk para ile bilet alınıyor. Bir gişeden de kağıt para ile. İki sırada çok uzun ve gişedeki daha da bi ağır ilerliyor. Hiç bozuğumuz olmadığı için gişede sıraya giriyoruz. 1.6 euro olan biletlerimizi alıp. Önce Charles de Gaule Etole'de inip 6 nolu metroya aktarıp Bir Hakeim'de iniyoruz.  Veee Eifel karşımızda... Bu arada saat oldu 9. Eifel iki asansörle çıkılıyor. Birinci kata ve ikinci kata. En tepeye çıkmak için 13er euro vererek sıraya giriyoruz.
Neyseki burada saat 10:30 da kararıyor. İleri saat uygulaması yok ve kuzeyde olduğu için uzuuun bir gününüz oluyor... Etraf anormal kalabalık ve pis... Sıcaktan sinekler uçuşuyor. Hayaller ve romantizm şehri bu olmamalı diyoruz. Birinci katta kenara yaklaşabildiğimiz kadarıyla fotoğraflar çekiyoruz. Okuduğumuz kitapda diyordu ki gün batımına 1 saat kala kuleye çıkarsanız hem gündüz hem gün batımı hemde gecesini görürsünüz. Sanırım herkes bizim gibi düşünmüş...

La Defense'in üstünden güneş batarken.

Güneş batıyor ancak hava hala aydınlık... Arka cepheye geçiyoruz... 
 
Sen  Nehri

Birinci kattan Eifel'in üstü...

Anıtlar genellikle kahramanların veya zaferlerin anısına dikilirken Eifel sadece kendisi için yapılıyor. 1889 yılında dünya fuarında sergilenmek üzere yapıldığında bir mühendislik harikasıydı. 15.000 kadar metal parça 2.500.000 kadar perçinle yapılmış. 2bacağının arası 130 metre iken kendisi 320 metredir. Yapıldığı dönemde dünyanın en yüksek yapısı ike tv ve radyo frekans yayıcısı oalrak kullanılmış. Fuar için yapılan kule 1910 yılında yıkılması düşünülmüştür. 1985de yapılan ışıklandırmayla yılbaşı gösterilerinin merkezi olmuştur.
 
Louvre Müzesi ile Concorde Meydanı'na giden yol üzeirndeki Luna Park...
 
İkinci kata çıkarken beklediğimiz asansörün önündeki yankesicilere dikkat uyarısı:) Anormal kalabalık...
 
Aşağıda yeşilliklerde çayır çimen yayılmış insanlar...

Charles de Gaule meydanı...

Ankara 2607 km uzakta :)
 
Eifelin altından görünüm....

Vee Eifel 'den ayrılıyoruz... Taksiye binmek isitoyruz ancak 4 kişi (Güliz, Ümit Eşim ve Ben) olduğumuz için taksiler alamıyor.   Prais'de taksi şöförleri 4. kişiyi istemezse almayabiliyor. alırsa da ekstra 4 euro istiyor. 18 euroya Eifel'den otele geliyoruz...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

09:24 - 14/7/2009 - yorum yaz


yeni blogcu

yazılarınız ayrıntılı ve güzel.yeni bi blogcu olduğum için ve gezi üzerine yazmayı düşündüğüm için feyz alıyorum. sağlıcakla kalın

orpheus - 2009-11-18 17:41:20 - 2009-11-18 17:41:20


merhaba

Asya merhaba blogumu takip etmenize seviniyorum:)
Naile sorma ya gece çok güzeldi...

gezisepeti - 2009-07-11 22:00:55 - 2009-07-11 22:00:55


yine süper..

betül hanım gene yapmışsınız yapacağınızı siz gezin bizde okuyalım:) böyleside zevklı oluyor ama:) devamını beklıyorum blogunun sessız takıpçilerınden asya...

isimsiz - 2009-07-09 11:18:34 - 2009-07-09 11:18:34


çokgüzel:)

betül hanım gene yapmışsınız yapacağınızı siz gezin bizde okuyalım:) böyleside zevklı oluyor ama:) devamını beklıyorum blogunun sessız takıpçilerınden asya...

isimsiz - 2009-07-09 11:16:35 - 2009-07-09 11:16:35


paris

eifel kulesi ve manzarası gerçekten çok güzelmiş betül, özellikle gece fotoları.

naile - 2009-07-08 10:32:52 - 2009-07-08 10:32:52


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Gezelim Görelim :)
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Kategoriler
Son Yazılar
- Brüksel 1.gün- 2.gün (03/04-11-2009)
- Brüksel 3.gün (05-11-2009)
- Brüksel 4.gün-Amsterdam 1. gün (06-11-2009)
- Amsterdam 2.gun (07-11-2009)
- Amsterdam 3.gün (08-11-2009)
- PARIS 1.gün (29-06-2009)
- PARIS 2. gün (01-07-2009)
- PARIS 3. gün (02.07.2009)
- PARIS 4.gün (03.07.2009)
- PARIS 5.gün (04.07.2009)