KIZKALESİ, CENNET-CEHENNEM-ASTIM MAĞARASI, SİLİFKE (22.05.2008)

 

Tarsus'da bir gece uyuduktan sonra, aynı akşam aynı yerde kalmaya karar verdik. Onun için günü birlik Silifke'ye kadar gidelim akşam tekrar dönelim istedik. Yol kenarında Mersin'den sonra Kızkalesi'nde mola verdik. Kaleyi gezdik. O müthiş manzarada fotoğraflar çektik. Oturduk dinlendik... Geçmişte o kalenin içinde neler yaşanmış olabileceğine dair hayaller kurduk :)


İşte Kızkalesinin tarihi:


Korykos Antik Kenti ile ilgili ilk veriler, Helenistik Döneme Yani M.Ö.2 yy'a uzanmaktadır. M.Ö. 1. yy'dan itibaren, hemen doğusunda bulunan Elaiussa Kenti ile rekabet halindedir. M.S. 260 tarihi hem Korykos hem de Elaiussa Sebaste için yıkım tarihidir. Sasani Kralı Sahpur her iki kenti de tahrip eder. Kendini toparlayan Korykos özellikle MS 5 yy ve sonrasında inşa edilmiş ve büyük kiliselerden de anlaşılacağı üzere önemli bir Hristiyanlık merkezi haline dönüşür. 479 tarihinde kuzeybatı komşuları olan İsauralılar, Korykos'un komşusu Sebaste'yi ele geçirirler. 6. yy sonrasında kentin küçülmeye başladığı anlaşılmaktadır. Bu süreç 11.yy a kadar devam eder. 12.yy başlarında bölgede Bizans Egemenliği sürerken, Kızkalesi ve kara kalesi inşaa edilmiştir. Sonrasında Korykos, 1361'de Kıbrıs'taki Lusignan Krallığı'nın 1375'de Memlüklülerin 1448'de Karamanlıların 1482'de Osmanlıların eline geçer. Kara kalesi iç içe iki sıra surdan oluşmaktadır.. Dış surun, iç sura oranla geç evrede inşaa edilmiş olduğu düşünülmektedir. Sur duvarlarında kullanılan taşların büyük bölümünün daha erken evrelerde özellikle Roma Dönemine ait yapılar olduğu anlaşılmaktadır. Şehrin Sembolü olan bu güzel beldenin sahiline çok yakın bir adacık bulunur. Ada üzerinde inşaa edilmiş olan kalenin Anadolu'da farklı merkezler için de anlatılan hikayesi vardır. Hikayeye göre kahinler, kralın kızının bir yılan tarafından sokulacağını haber vermiştir. Bunu üzerine kral şehrin karşısındaki ada üzerine kızı için kale inşaa ettirtmiş ve bu sayede kızını güvenceye almak istemiştir. Ancak adaya götürülen bir üzüm sepetinin içindeki yılan kahinlerin kehanetini doğrularcasına kral kızını zehirlemiştir. Korykos Antik Kenti'nin modern adı bu hikaye ile bağlantılı olarak Kızkalesine dönüştürülmüştür. Korykos'un sınırları; Doğuda Elaiussa Sebaste'den, Batıda Cennet Cehennem'e kadar uzanır. Kaleler dışında antik kentin önemli mimari kalıntıları bulunmaktadır.Bunlar arasında Roma Tapınağı, nekropol, stunlu yol,kiliseler,sarnıçlar ve liman sayılabilir.

 

 

 

 


Kızkalesi'nin yanındaki plajda eşim denize girdi.


 

 Silifke Kalesi


 

Ardından Silifke'ye gidip kalesine çıktık. Şehirlerin kalesine çıkınca tüm şehri kuşbakışı görebilmek mümkün oluyor. İşte Silifke'nin kuşbakışı görünüşü ve ortasından geçen Göksu Nehri...

 

CENNET_CEHENNEM_ASTIM MAĞARALARI

 

 

 Otoparka aracınızı bırakınca karşınızda bu heybetli deve çıkıyor.

 

CEHENNEM ÇUKURU


 

Cennet Obruğunun 100m kadar yakınında bulunmaktadır. Ağız çapı 30 m en derin noktası ise 120 m civarındadır. Son derece sarp olan bu çukura inilmemektedir. Antik dönemin çok tanrılı Yunan kültürünün ürünü olan ünlü bir hikayenin  bu mekanda geçtiği rivayet edilir. Farklı anlatımları bulunan bu hikaye özetle şöyledir:

Mitolojiye göre yüz başlı alev püskürten dev bir ejderha olan Typhon, zaman zaman tanrılar tanrısı Zeus ile savaşmaktadır. Bu çarpışmaların birinde Zeus'u yenilgiye uğratmış ve tanrıyı Korykos'da daha sonra Cehennem ismi verilmiş olan bu mağraya kapatmıştır. Tanrılar dünyasının bir diğer önemli ismi olan Hermes, Pan ile birlikte Zeus'u bu mağaradan kurtarmış ve bu kez Zeus Typhon'un peşine düşmüştür. Typhon'u gördüğünde Etna Dağı'nı dev ejdarhanın üzerine fırlatarak, onun yerine derinliklerine hapsetmiştir. Antik dönemin en korkulu volkanı olan günümüzde de aktif bir yanardağ olan Sicilya adasındaki Etna Dağının hikayesi bu mitoloji ile bağlantılıdr. Belki bu hikayeye dayanarak, belki de ürkütücü derinliğinden ötürü bu obruğa Cehennem adı verilmiştir.

 

CENNET OBRUĞU

 

 

Obruklar doğal çöküntü sonucu meydana gelmiştir ve bölgede başka örnekleri bulunmamaktadır. Cennet oalrak adlandırılmış olan çukur 455 basamakla inilebilmektedir. Obruktaki merdivenler yer yer yenilenmiştir. Ağıs genişliği bazı noktalarda 200 m civarında olan Cennet Çukuru'nun en derin noktası yaklaşık 70 metredir.
MERYEM ANA KİLİSESİ:
Obrukta MS 5 yada 6. yy'da yapılmış olduğu düşünülen bir şapel bulunmakta ve şapelin giriş kapısı üzerindeki yazıtta Paulus adında dindar bir şahıs tarafından :Meryem Ana adına yaptırılmış olduğu
yazmaktadır. Kubbenin içi Hz. İsa ve havarilerin betimlenmiş olduğu freskelrle süslenmiştir. Obruğun dibinde ise küçük bir akarsu bulunmakta ve uzun bir mesafeyi yerin altından katederek Narlıkuyu'dan denize karışmaktadır.

 

  

 

 

Antik basamaklar

 

 

,

 Meryem Ana Kilisesi

 

 

ASTIM MAĞARASI

 

 Astım Mağarası girişi

 

 

Cennet Cehennem obruklarının 600m kadar batısında 20 m derinliğinde dar bir girişle inilebilen sarkıt ve dikitlerle dolu bir doğa harikasıdır. Sürekli yüksek nem yüklü bir iklime sahip olması nedeniyle astım hastalarını rahatlattığı söylenmektedir.

Astım mağarasından çıktıktan sonra Dilek Kafe adındaki yan tarafındaki yerde oturduk. Sabah kahvaltısı ile yola çıkınca akşam üzeri yorulmuşuz ve de acıkmışız. Denize karşı bu manzarada hava kararana kadar oturduk.


 

 

Astım mağarasından çıktıktan sonra Dilek Kafe adındaki yan tarafındaki yerde oturduk. Sabah kahvaltısı ile yola çıkınca akşam üzeri yorulmuşuz ve de acıkmışız. Denize karşı bu manzarada hava kararana kadar oturduk.Yörenin meşhur lezzeti tantuni, börek ve kekik turşusundan yedik.

 

Kekik Turşusu

 

Peynirli Sac Börek

 

Tantuni ve Yayık ayranı (meşhur silifke yoğurdu ile)

 

2 tantuni, 1 börek, 1 sıkma ve 4 bakraç ayran 15 YTL tuttu. Ankaradaki fiyatlara göre oldukça uygundu....

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !