BOLU- 7 GÖLLER


Pazar sabahı herkesin oy atma telaşında olduğu o gün bi aşağıdaki yollardaydık. Bomboş ıpıssız sakin mi sakindi... Önce kahvaltımızı yaptık. sonra saat 9da çıktık yola. Bizden başka bi kaç araç daha vardı onlarda ters istikamette Bolu'ya oy kullanmaya gidiyorlardı. Doğal yaşamı koruma alanıymış yedigöller. Acaba hangi hayvanlar vardı. Yol boyunca ürke ürke gittik. Sağolsun eşim birde bana izlediği bir filmi anlattı. ben üç beş insan yüzü görene kadar gerildim:)  Film Avustralyada geçmiş. Orada nufus az ve yerleşim dağınıkmış. Bir aile tatil için yola çıkıyorlar. Gitmek istedikleri yerin lefhalarını ise kötü niyetli biri değiştiriyor. bunlar ise gidecekleri yere gittiklerini sanaraktan ilerliyorlar (aynen biz :)) Sonra yolun sonunda ise pusuya düşürüldüklerini anlıyorlar ancak çok geç oluyor. Adam bu aileyi katlediyor.
Sonra etrafta vahşi hayvanlar olduğunu hayal ettik. Yolumuzu bir ayının kesebileceğini düşündük (Aynen babamın arazi çalışmalrına gidip döndükten sonra kardeşimle bana anlattığı hikayeler gibi )
Yol uzadıkça uzadııı. Park alanına geldiğimizde Bekçiye hemen sordum yolumuz daha çok mu diye. Adam evet bi 30 km var. Dedi. Peki biz tüm gölleri görebilmek için nasıl gitmeliyiz diye sorduk. Adam bilmem ben 10 yıldır hiç gitmedim dedi. Olay iyice garip bir hal aldı :) Daha 12 km gelmişiz. 30 km daha var ve yol iyice bozuldu. Tam 2,5 saatte 30 km yolu aldık. Ama muhteşem bir manzara ve ürkütücü bir orman içinde.



Yolun en güzel ve en düzgün kısmı...



Ağaçlar insanın üstüne devrilecek gibi duruyordu. Böyle korku filmlerindeki ellerini koları sallanan ağaçlar gibi :)



Yolu bir inerek bir tırmanarak katediyorsunuz. Bir mola verdiğimiz mekanda karşı tarafta yaylalar vardı. İşte o yaylalardan biri.... Vem müthiş Bolu Ormanları...



2,5 saat sonra seyir terası diye bir yerde mola verdik. İşte seyir terasından yedigöllerden en büyüğü deringöl.  Orada motorsikletli bir çift ve bir arkadaşlarıyla karşılaştık. İşte yedigöllerden biri o aşağıdaki. Birlikte fotoğrafını çektik. Biz farklı bir yol olan mengen üzeri gitmemizi tavsiye ettiler.. Evet farklı bir güzergahı gezebiliriz diyerek aklımıza yattı.  Sonra dedik ki acaba levhaların yönünü değiştirenler bunlar mı :)



Yedigöller parkına geldiğimizde bir levha vardı. İşte burada göller ve adları var. En alttaki Bolu girişinden girdik biz. Nazlıgöl ile gezmeye başladık. Şelale ve gülen kayaları gördük. Dilek çeşmesinden su içip dilek tuttuk...



Şelalenin bu kısmında insanın yüzüne serin serin rüzgar esiyordu. 3,5 saatlik yolculuktan sonra burada biraz ferahladık.



Şelalenin oluşumunu gördük. Minik minik akan sular birleşiyordu...



Şelalenin hemen yanında 7 dilek çeşmesi. Her birinden 7 yudum su içip 7 dilek tutmak gerekmiş :)
ama biri akmıyordu.... Biz 6 tane dilek tuttuk...



Deringöl kenarında barbekü yapıyorlardı. Bu doğal ortamı bozmamak adına çevredeki çeşmelerde deterjan kullanmak yasaktı. Eski geyik üretme çiftliği varmış ama biz geyik falan göremedik...



Büyükgöl çevresinde tur attık... Muhteşemdi... Zaten bu 7 göl birbirine çok yakın. Bir 20 dakikalık parkur yürüyüşü ile hepsini görebiliyorsunuz. Büyük göl en güzel olanıydı bizce. Kurbağalar yılanlar fareler... Çok doğaldı...



















Nilüfer mevsimi ne zaman bilmiyorum ama bu gölü nilüferler açmışken görmüş olmayı çok isterdim...



Yedigöllerde 1 saat gezdikten sonra Mengen yoluna girmek için yola düştük...  Ömürde bir defa mutlaka görülmesi gereken bir yer ancak oldukça yorucu ve tehlikeli yolu var... Ama iyikide kötü yolu var... Yoksa oraya gidebilen insanlar oraları talan ederdi ve bu kadar doğal kalamazdı....

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !