ANTALYA BELEK 29-Nisan-2010

Erdal görevli olarak Antalya'da bir seminere katılması gerekiyor.  3 günlük program var. Yanlız gitmek istemiyor. Ben diyorum hiç gidesim yok. Şu sıra evimde ayaklarımı uzatarak uyumak istiyorum. Gezme havamda değilim. Ama Betülll mayıs da hani güneyi gezecektik. Ama böyle değil. Ben orada sıkılırım. Deniz güneş insanlar sahilde plajda ben sımsıkı oturup seni beklemek istemem. Ama arabayi verirsen Antalya'ya gider gelirim diyorum. Ona da razı olmuyor. Düşünüyorum Ankara'da kalsam napcam ki ?İstemeye istemeye Antalya-Belek'de bulunan Hotel Sun Zeynep oteline gidiyoruz.  Gölbaşını geçince içimde bir rahatlık oluyor. İş stresi geride kalınca seyahatten keyif almaya başlıyorum bile... Öğleyin 12:20 de Erdal beni işten alıyor. Valizleri arbaya yerleştiriyor. Arabayi yikatip benzin falan aliyor.  Derken ağır ağır yola çıkıyoruz. Konya üzeri 8-9 saatte Belek'de oluyoruz. Toroslar'da hala karlar var:)

 

 

Akseki'ye varınca birden iklim değişiyor. Toroslarda deli gibi yağan yağmur birden diniyor. Erdal bir benzin istasyonundaki teyze ile başlıyor sohbete. Uzun yolculuğu sevmeyen ben arabadan dahi inmiyorum. Akaşm 21'de varıyoruz. Otel de doğru düzgün yemek kalmamış. Üstelik de standart oda istememize rağmen bize Bungalow vermişler. 15 gün önce açılmış olan oteldeki bungalowlar tadilata girmemiş. Eski olduğu için pis görünüyor ve akarlardan koku geliyor. Resepsiyonu arayip durumu anlatıyoruz. Bir görevli gönderiyorlar. Koku sprey sıkıyor ve gidiyor. Elbetteki bu çözüm olmuyor....

Görevli bungalowlardan en güzelinin burası olduğunu söylüyor. Hem deniz hemde havuz manzarası var diyor.... Ertesi gün 2'den sonra boşalacak odalardan verebileceklerini söylüyorlar ve bizi o gece başlarından savıyorlar.  Double bed istediğimiz halde 3 tane single bed olan odada koka koka sabahı ediyoruz.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !